22 Nisan 2020 Çarşamba
Çocuklarınıza Vakit Ayırın Ve Onlar İle Zaman Geçirin
Çocuklarınız ile beraber eğlenceli ve basit etkinlikler yapabilirsiniz.
Hadi gelin size bir etkinlik örneği vereyim😊
Çocuklarınız ile beraber eğlenceli ve basit etkinlikler yapabilirsiniz.
Hadi gelin size bir etkinlik örneği vereyim😊
PORTAKAL ETKİNLİĞİ:)
1 TOP
TURUNCU GUAJ BOYA
BOYA FIRÇASI
PORTAKAL KABUKLARI
KURUMUŞ YAPRAK VE DALI
YAPIŞTIRCI
Topu güzelce boya, portakal kabuklarını belli yerlerine yapıştır, kurumuş yarak dalımıda topun üst kısıma yağıştır işte bu kadar bir portakalın oldu artık:)
18 Nisan 2020 Cumartesi
AİLE EĞİTİMİNDE FARKLI MODELLER
Aile eğitim programlarının temel amaçları birbirine çok benzemekle birlikte uygulamada çeşitli şekillerde yapılmaktadır. Aile eğitim programlarının bazıları ev merkezli, bazıları kurum merkezli, bazılarında da hem kurum hem ev merkezli olarak birkaç model bir arada kullanılmaktadır. Bu farklı modeller;
- Ev merkezli aile eğitimi
- Okul öncesi kurumlarda çocuk eğitimiyle bütünleştirilmiş aile eğitimi
- Kurumlarda-ev merkezli aile eğitimi
- Basın yayın aracılığı ile yapılan aile eğitimi (uzaktan eğitim)
- Çocuktan çocuğa eğitim.
Otoriter Ebeveynlerin Çocukları Aşağıdaki Etkileri Sergileme Eğilimindedir:
*İtaat
ve başarıyı sevgi ile ilişkilendirirler
*Bazı
çocuklar ev dışında daha saldırgan davranışlar sergiler
*Bazı
çocuklar başkalarına korkutucu ya da aşırı utangaç davranabilirler.
*Çocuklar
genellikle öz güvenlerini azalmıştır.
*Sosyal
yeterlilik eksikliğinden dolayı çocuklar sosyal durumlarda güçlük çekerler.
*Depresyon ve
anksiyete yaşayabilirler.
*Özdenetimle
mücadele edebilirler çünkü nadiren kişisel seçimler yapabilir ve doğal
sonuçları deneyimleyebilirler.
**Gelişim
uzmanları çocuklar için kurallar ve sınırların önemli olduğu konusunda hemfikir
olsalar da çoğu otoriter ebeveynliğin fazla cezalandırıcı olduğuna ve
çocukların ihtiyaç duyduğu sıcaklık ve koşulsuz sevgiden yoksun olduğuna
inanmaktadır.
**Kendi
ebeveynlik stilinizin daha otoriter olma eğiliminde olduğunu fark ederseniz,
çocuklarınızla günlük etkileşimlerinize daha az otoriter bir stil eklemeye
başlayabileceğiniz yollar aramayı düşünmelisiniz.
Otoriter Ebeveynlik Nedir?
Otoriter ebeveynlik, yüksek talepler ve düşük yanıt verilebilirlik ile karakterize edilen ebeveynlik tarzıdır. Otoriter bir tarza sahip olan ebeveynlerin, çocuklarından beklentileri çok yüksektir, ancak geri bildirim ve mağduriyet konusunda çok az şey sağlarlar. Hatalar sert bir şekilde cezalandırılma eğilimindedir. Geri bildirim olduğunda, yanıt genellikle olumsuzdur. Bağırmak ve cezalandırmak gibi durumlar otoriter tarzda görülür.
Aşağıda Yazılı Özelliklere sahipseniz Sizde Otoriter Bir Ebeveynsiniz Demektir
Otoriter ebeveynler çok zorlayıcı olma
eğilimindedir, ancak duyarlı değillerdir. Çok sayıda
kurala sahip olan bu ebeveynler, çocuklarının yaşamlarının ve davranışlarının
hemen her yönünü yönetmek isterler. Bu kurallar, çocukların evde nasıl
davranması beklendiğinden, halka açık alanlarda nasıl davranmaları gerektiğine kadar, hayatın hemen hemen her yönü için
geçerlidir. Ek olarak, çocukların uyması beklenen çok sayıda yazılı olmayan
kuralları da vardır.
Çok fazla sıcaklık beslemezler. Bu stile sahip
ebeveynler genellikle soğuk, uzak ve sert görünürler. Bu ebeveynlerin,
cesaretlendirmek ve övmek yerine çocuklarına bağırmaları daha olasıdır.
Otoriter ebeveynler, açıklamaları çok az olan veya hiç
açıklanmayan cezaları kullanır. Bu stile sahip olan ebeveynler olumlu
pekiştirmeye güvenmek yerine , kurallar çiğnendiğinde hızlı ve sert tepki
verirler.
Çocuklara seçenek vermezler. Otoriter
ebeveynler kendi kurallarını koymuştur. Müzakere için çok az yer vardır ve
çocuklarının kendi seçimlerini yapmalarına nadiren izin verirler.
Yanlış davranışlara sabır göstermezler. Otoriter ebeveynler, çocuklarının istenmeyen
davranışlarda bulunmak yerine daha iyisini yapmalarını beklerler dolayısıyla
yanlış davranışlara karşı tahammülsüzdürler.
Otoriter ebeveynler, çocuklarına iyi seçimler yapma
konusunda güvenmezler. Bu stile sahip ebeveynlerin yüksek beklentileri
ve katı kuralları olsa da, çocuklarına iyi davranış sergileyebileceklerini ve
iyi seçimler yapabildiklerini gösterme özgürlüğünü vermezler. Çocuklarının
kendi başlarına karar vermelerine ve bu seçimlerin doğal sonuçları ile
yüzleşmelerine izin vermek yerine, otoriter ebeveynler, hata yapmadıklarından
emin olmak için çocuklarının üzerinde baskı kurarlar.
Pazarlık yapmaya istekli değillerdir. Otoriter
ebeveynler gri alanlara inanmazlar. Durumlar siyah ve beyaz olarak görülür ve
taviz vermek için yer yoktur. Çocuklar, kural koyma ya da karar verme konusunda
bir söz veya oy alamazlar.
Belirli davranışlara zorlamak için çocuklarını utandırabilirler. Otoriter ebeveynler çok eleştirici olabilir ve utanç mekanizmasını
çocukları kurallara uymaya zorlamak için bir taktik olarak kullanabilir. “Neden
hep bunu yapıyorsun?” “Sana kaç kez aynı şeyi söylemek zorundayım?” ve “Neden
hiçbir şeyi doğru yapamıyorsun?” Bu ebeveynlerin düzenli olarak kullanabileceği
ifadelerden sadece birkaçıdır. Bu ebeveynler, çocuklarının özgüvenini
geliştirmenin yollarını aramak yerine, çocuklarını utandırmanın onları
disipline etmek için motive edeceğine inanırlar.
!!PEKİ BU KADAR OTORİTERLİĞİN ÇOCUĞUN ÜSTENDE Kİ ETKİSİ NEDİR?
"CEVABI BİR SONRA Kİ YAYINIMDA SAKLI "
AİLELER DİKKAT!
HER ÇOCUK HİPERAKTİF DEĞİLDİR
Günümüzde ebeveynler çocuklarının “hiperaktif” olduğundan şikâyet ederek pedagogların kapısını çalıyorlar. Gözlemlerimiz o ki, bu gün hiperaktif olarak görülen çocukların önemli bir kısmı “ihmal” ve “şiddet” mağdurudur. Diğer grup çocuklar ise televizyon ve ambalajlı gıda mağdurudur. Sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de hızlı hareket sorunlu bir davranıştır. Eğer fıtratından kaynaklanmıyorsa bir kişi kendini her an bir şey ile meşgul etmeye çalışıyorsa, bu kişinin duygu dünyasının zarara uğradığını söyleyebiliriz. Kişi hızlı hareketle kendini duyarsızlaştırmayı bilinçaltı bir dürtü olarak alır. Hızlı hareket etmek bu kadar lanetli bir davranıştır.
ÇOCUK PİSKOLOJİSİ VE AİLE EĞİTİMİ
Her çocuğun kendine ait dinginliği, yavaşlığı vardır. Bir ebeveynin çocuğuna yapacağı en büyük iyilik onun dinginliğini bozmamaktır. Ancak yetişkinler çoğu defa “Hadi, çabuk ol.”, “Giy ayakkabılarını.”, “Oyalanma, çabuk yap dersini.”, “Çabuk bitir yemeğini.”, “Hızlı oku.”, “Hızlı yaz.” diyerek çocuğun içsel ahengi ile uyumlu bir şekilde geliştirdiği dinginliği bozduklarının farkında değildir.
Çocuk kendi ritmi içerisinde yavaşça resim yaparken o yaptığı resimden büyük haz alır. Yeni yeni yazı yazmaya başlayan bir çocuk kalem tutarken, sayfanın üzerinde bir harfi eğerek, bükerek ve büyük bir dikkatle yaparken birçok yeteneğini geliştirir. Bu esnada çocuk dikkat toplama gücü elde etmekte, algı gücünü yükseltmektedir. Zira algı gücü, yavaşlıkla direkt ilgilidir. Hızlı hareket eden kişilerin algısı düşük olur: Yaşamı göremez. Önünden yüzlerce kere geçtiği bir binanın rengini bilmez. Bunun da ötesinde bir anne hızlı ise kendi çocuğunu “duyamaz”. Çocuk hızlı ise kardeşine zarar verir, ebeveynini “duymaz”. Kişinin hızlı yaşamı aslında bir trajedinin dışa vurumudur. Çünkü duygu dünyasında yaralı olan kişiler farkına varmadan kendilerini hızlandırırlar. Bu hızlılık ise bir süre sonra kişinin yaşam tarzı olur. Böylece içlerindeki yaraları duymamayı, sıkıntıları hissetmemeyi, kendilerini devamlı meşgul tutarak yetenek haline getirirler. Duyarsızlaşmadan ortaya çıkan fiziki sonuçtur hızlanma.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
ÇOCUK İSTİSMARI VE AİLE EĞİTİMİ






